Yeni yıl – M. Şehmus GÜZEL

images

Son makalemi yayınladığımdan bugüne (1) epey zaman geçti. Bu süre içinde ülkemizde, gurbette yaşadığımız mekanlarda, yakın ve uzak bölgelerimizde, dünyada dünya kadar şey yaşandı Evet dünyada dünya kadar şey yaşandı. Veya yaşanamadı…

Fransa’da son haftalarda ve aylarda olup-bitenleri izleyebildiyseniz, farketmişsinizdir, burada ekonomik durum beterin beteri. Bunun sonucu olarak toplumsal muhalefet, yeni tür mücadele yöntemleri, yol ve yöntemleriyle şimdiye kadar görülmemiş yeni boyutlar kazandı/kazanıyor. Bir bakımdan, ve T büyük harfle Tarih’i biraz tırtıklayarak, Fransa yeni 1788’ini yaşıyor bile denebilir. Evet, çünkü benzer koşullar benzer sonuçlara doğru götürüyor. İster istemez.

Hayat pahalılığı artıyor, orta sınıflar ve hele tarım emekçileri, köylüler, küçük ve orta boy üreticiler ve tüccarlar ve hele emekliler için geçim zorlaşıyor. İnanılacak gibi değil ama iş-güç sahibi olanlar bile yoksullaşıyor, geçinemiyor duruma düşebiliyor. Noel ve yeni yıl vesilesiyle çocuklarına, torunlarına, sevdiklerine, akrabalarına arzuladıkları hediyeleri alamamak bir ana-baba, bir nine-dede için akıl almaz bir bela, altından kalkılamaz bir utanç biçimine dönüştü.

Burada ve bütün Batı’da yeni bir borsa krizi bile bekleniyor. Liberal değil ultra liberal ekonomik politikalar kapitalizmi, adaletsiz sistemi, bir kez daha kaçınılması mümkün olmayan bir bunalıma sürüklüyor. Onun özünde yatan budur çünkü.

Çok genç yaşta seçilen ve epey umut bağlanan cumhurbaşkanı ve hükümeti son iki yıla yakın süre içinde ama bilhassa şu son iki veya üç ay içindeki yeni tüzel ve idari düzenlemeleriyle vergilendirme işlerinde çok zenginleri, dikkatinizi rica ediyorum zenginleri değil çok zenginleri, daha zenginleştirecek düzenlemeler yaptılar. Servet vergisini örneğin sildiler kitaplardan ve defterlerden. Orta sınıfların ve bu kesim içinde önemli bir yeri olan ve belli bir düzeyde emeklilik ödentisi alanların vergi yükü artırıldı.

Aynı çerçevede Sosyal Güvenlik Kurumu’nun birçok ilacı ve doktor ödentilerini yüzde yüz ödememesi uygulamasının alanını genişlettiler. Birçok ilacın hele yaşlıların, sürekli hastaların düzenli aldıkları ilaçların neredeyse tümünün hastalarca ödenmesi kararlaştırıldı. Aile dostumuz Maurice ve eşi örneğin değişik dertlerinin üstesinden gelebilmek için günde ilki altı ikincisi yedi ilaç alıyor ve artık neredeyse tümünün tamamına yakınını bizzat ödemek durumunda bırakıldılar. Bu tür hastaların ilaçları da uzman doktorlara ödemeleri de öyle az buz şeyler değil hani … Eee o zaman emeklilik ödentisinden ne kalıyor? Kalanı neye ve nasıl harcayacaklar. Emekli ve epey yaşlı bir kadın “Böyle giderse Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde kendimi yakacağım!” çığlığını bile attı Fransa’da. Dünyanın en zengin devletlerinden birinde …

Yaşlı kadınların, yaşlı erkeklerin, tek başına çocuğunu veya çocuklarını yetiştirmek için koşturan ana ve babaların sorunları bitmiş değil: Yeni yıl vesilesiyle ve kaçınılmaz bir biçimde birçok alanda yeni fiyat artışları getirildi … Sistem zorluyor.

Evet sistem zorluyor ve buradaki hayat pahalılığı başını alıp gidiyor. Son on yılda neredeyse her şeyin fiyatı altı kat, evet evet bir değil, iki değil, üç değil, tam altı kat arttı(rıldı). Eskiden yılda bir fiyatlar artırılıyordu, şimdilerde neredeyse her ay artırılıyor. Her şeyin fiyatı yükselirken/yükseltirilirken bir tek emeklilerin ödentisi artırılmıyor. En az ücrete sembolik artışlar getiriliyor. Veya getirilmiyor.

Fransa’da üç veya dört yönden gelen “düzenlemelerle” geçim harcamaları artırılırken, geniş kesimlerin, en başta da emekçilerin ve emeklilerin, geliri sabit kalıyor ve dolayısıyla satın alma güçleri düşüyor. Hayatları giderek tatsızlaşıyor, basbayağı zorlaşıyor. 2018’in son günlerine damgasını vuran; kasapların, büyük mağazaların, küçük ve büyük kahvehane ve lokantaların müşterilerinin gözle görülecek derecede azalması. Tüccarlar, patronlar ve diğerleri 7 Ocak Pazartesi günü başlayacak “indirimli satışlara” umut bağlamış durumdalar. Bakalım umutları doğrulanacak mı? 360 öroluk papuçları, 880 öroluk elbiseleri kaç kişi satın alabilecek? Fiyatlar indirimli bile olsa!

Bu olumsuz gelişmeler sonucu, emekçilerin dertlerini yönetenlere iletmesi için toplu gösterilerden başka çareleri kalmadı. Çünkü cumhurbaşkanı seçiminden sonra yapılan milletvekili seçimleri sonucunda oluşturulan bugünkü Millet Meclisi’nde işçilerin tek evet tek temsilcisi bile yok. Türkçesiyle bugün Fransa Millet Meclisi’nde bir tek işçi kökenli milletvekili bile yok. Nüfusun ve seçmenlerin yarısından çoğunu temsil eden emekçilerin, memurların ve küçük ve orta boy şirket sahiplerinin temsilcilerinin oranı ise yüzde 4 ile 5 arasında … O zaman tek çare sarı yelekleri çekip seslerini bizzat duyurmak. O nedenle kimi konularda yurttaşların bizzat kendi girişimleriyle referandum düzenlenmesinin yolunu açmak.

Belki dikkatinizden kaçmıştır: Son gösteriler silsilesinde polisler ve jandarmalar da seslerini duyurdular. Bizzat gösteri yapmaları yasak olduğu için eşleri onların yerine gösteri düzenlediler. Onlarsa “çaba gösterisi grevi” yaptılar: Yasaların öngördüğü işlemlerin tümünü en ince ayrıntısına kadar uygulayarak. Örneğin uçak yolculuklarına çıkacakların denetimini yasalara göre ince eleyip sık dokuyarak havaalanlarında uzun kuyruklar oluşmasına, ulaşımın aksamasına yol açtılar ve kısa sürede hükümet isteklerine hemen peki dedi.

Bu dertler gösterilerle aşılabilir mi? Bilemiyorum, ama aşana kadar epey zor günler yaşanacağı kesin, açık. Yönetim, kış soğukları ve geçen zamanın getirdiği/getireceği yorgunluk ve kimi taşra kentindeki polis ve jandarma denetimlerinin sıklaştırılması, açık şiddet uygulanması sonucu sarı yeleklilerin ve destekleyenlerinin, emekçilerin ve yandaşlarının gösterilerinden vazgeçeceklerine inanıyor. Zaman konuşacak: Ya yeniden can sıkıcı, yarı aç yarı tok günlere dönülecek ya da yeni yıl yeni bir 1789’a devinecek/devrilecek. Devinecek. Fransa’da devrim olur mu? Olur. Hele bir Perşembe aperetif saatinden önceye rastlarsa Hareket. Bereket.

NOT: (1) Bugün, Cuma, 4 Ocak 2019, sabah, saat sekiz olmak üzere. Bu vesileyle 2019’da hepinize sağlıklı, mutlu, güneşli, cömert günler, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Gözlerinizden öperim. Değişiklik olsun arzusuyla, insanları ve doğayı izlemeye ve izlediklerimin bıraktıklarını düşünmeye daha çok zaman ayırabilmek umuduyla yayınlamaya bir süre ara verdiğim yedi ay süresince, telefon ederek, email göndererek merak eden, haberlerimi almak isteyen yakın dost, akraba ve okuyucu kardeşlerime açık ve derin teşekkürlerimi de geçerken sunayım. Bu süre boyunca hiçbir şey yayınlamadım ama epey şey yazdım. Yazdıklarımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Sırasıyla ve zaman içinde, zamanın el verdiği ölçüde. Baki selam.

 

URL: http://www.cerideimulkiye.com/?p=44038

Editör - 4 Oca 2019. Kategori Mülkiyeli Köşe Yazarları, Yazarlar. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

Arşivde ara

Tarih bazında ara
Kategori bazında ara
Google bazında ara

Foto Galeri

Giriş | Tasarım AJANS4